İzmit Körfezi’nde yürütülen dip çamuru temizliği ve ileri biyolojik arıtma çalışmaları, su altındaki canlı çeşitliliğinde gözle görülür bir artış sağladı. Değirmendere açıklarında gerçekleştirilen dalışlarda, bir yıl aradan sonra yeniden denizatı görüntülendi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde sürdürülen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi kapsamında yapılan çalışmaların ardından, bölgedeki su altı ekosisteminde hareketlilik arttı.
Değirmendere sahilinde yapılan son dalışlarda denizatının yanı sıra kırlangıç balığı, ıstakoz, deniz kestanesi ve çeşitli mercan türlerinin de daha sık görülmeye başladığı belirtildi.
“Deniz canlıları yeniden yuvalarına döndü”
Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) Başkanı Murat Kulakaç, İzmit Körfezi’ndeki değişimin dalışlar sırasında açık şekilde gözlemlendiğini söyledi.
Kulakaç, geçmişte kirlilik nedeniyle uzaklaşan canlıların yeniden bölgeye dönmeye başladığını belirterek, özellikle ıstakoz ve kırlangıç balıklarındaki artışın kendilerini sevindirdiğini ifade etti.
Kulakaç, İzmit Körfezi’nde artık anemon, taşlı mercan, lüfer, orkinos, palamut, istavrit, mezgit, barbun ve jumbo karides gibi çok sayıda türün daha sık görüldüğünü aktardı.
Dip çamuru temizliği canlı yaşamını destekledi
Dip çamuru temizliğinin balıkların yeniden yuvalanmasında önemli rol oynadığını belirten Kulakaç, yıllardır biriken kirliliğin bölgeden uzaklaştırılmasıyla birlikte su altındaki canlılığın arttığını söyledi.
İleri biyolojik arıtma tesislerinin de önemine dikkat çeken Kulakaç, sanayi ve yoğun nüfus baskısına rağmen deniz temizliği çalışmalarının sürdürülmesinin olumlu sonuçlar verdiğini dile getirdi.
“Değirmendere’de canlı yaşamın arttığını çok net şekilde gözlemliyoruz” diyen Kulakaç, çalışmaların korunması ve devam ettirilmesi halinde Körfez’deki iyileşmenin daha da ileri taşınabileceğini belirtti.
“Deniz kestanesi varsa su kalitesi iyi demektir”
Su altındaki bazı türlerin deniz ekosisteminin sağlığı açısından önemli göstergeler olduğunu ifade eden Kulakaç, özellikle deniz kestanelerindeki artışın dikkat çekici olduğunu söyledi.
Deniz kestaneleri, ıstakozlar ve diğer kabuklu canlıların su kalitesindeki değişimlere duyarlı olduğunu belirten Kulakaç, son dönemde Değirmendere’de hemen hemen her dalışta 2-3 ıstakoz gördüklerini aktardı.
“Deniz ve derelerimizi koruyalım”
Körfezdeki canlı yaşamının korunması için vatandaşlara da çağrıda bulunan Kulakaç, denizlerin ve derelerin çöp alanı olmadığını vurguladı.
Plastik ve cam atıkların yanı sıra bahçelerde kullanılan tarım ilaçlarının yer altı sularına karışarak deniz ekosistemine zarar verebildiğini belirten Kulakaç, atıkların doğru şekilde bertaraf edilmesi ve kimyasal kullanımında daha dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
İzmit Körfezi’nde yeniden görülmeye başlayan denizatı, ıstakoz, deniz kestanesi ve mercanlar, su altındaki ekosistemdeki değişimin dikkat çekici göstergeleri arasında yer aldı.


